Gilles Deleuze Denetim Toplumları Üzerine

Deleuze Denetim Toplumları

Gilles Deleuze, Denetim Toplumları eserine Michel Foucault’un disiplin toplumları kavramsallaştırmasını kullanarak başlamıştır. Foucault’un bahsettiği disiplin toplumları kavramsallaştırmasını on sekizinci ve on dokuzuncu yüzyıllara yerleştirerek yapmıştı. Bu toplumların doruk noktasına ulaşması ise yirminci yüzyılda gerçekleşmiştir. Metin Ulus Baker tarafından, Birikim Yayınları aracılığıyla Türkçe söylenmiştir.

Deleuze’e göre bu toplumları ayırt etmenin yolu, geniş ve yaygın kapatıp-kuşatma mekanları düzenlemeleriyle gerçekleşmelidir. 

“Birey hiç durmadan, her biri kendi yasalarına sahip olan bir kuşatma mekânından öbürüne geçer; önce aile, sonra okul (“artık ailende değilsin”); ardından kışla (“artık okulda değilsin”); en sonunda da fabrika, ara sıra hastane; olasılıkla hapishane, yani kapatılmış-kuşatılmış çevrenin en önde gelen örneğidir.”

Verilen bu örnekler içerisinde en dikkat çeken iki kapatılma pratiği aslında “hapishane” ve “fabrika” mekanlarıdır. Baker’in çevirisinde de yer aldığı gibi, fabrikalara kapatılan işçiler tıpkı hapishaneye kapatılan mahkumlar gibi benzeri pratikler göstermektedir. Burada, yoğunlaştırma, mekanda dağıtım ve zamanda içinde sıralama gibi unsurlar söz konusudur. Fakat gerçekleşen bu pratikler Foucault’a göre geçici bir modelden ötesini temsil etmemektedir. Bu modelde amaç ve işlevler önceki toplum modelini takiben gerçekleşmiş şekilde kurgulanmıştır. Eski toplum anlayışındaki hakim düşünce üretimi örgütlemek yerine vergilendirmiş, hayatı idare etmektense ölümü yönetmiş bir “hükümranlık toplumlarıydı”.

Denetim Toplumları Hız Kazanmaya Başlıyor

Napolyon döneminde bir toplumdan bir topluma hızlı bir şekilde yayılan bu model, II. Dünya Savaşı döneminde de kendi iç sıkıntılarını yaşayarak bir bunalıma girdi ve kısa bir zaman içerisinde de hakimiyetini kaybetti.

Kapatıp-kuşatılma mekanlarında gerçekleşen bu bunalım, hapishanede, hastanede, fabrikada, okulda ve ailede gerçekleşmektedir. Bu mekanlar katı kalıplara yani birbirinden ayrılamaz çeşitlenmeler halindedirler; kontrol mekanizmaları, yarı-kararlı uçucu madde/gaz olarak, bir andan diğerine değişen hal değişimi kiplenimine dayanır. Deleuze, disiplin toplumunu bir köstebeğe (ki metafor Marx tarafından işçi sınıfına dair kullanılmıştır), denetim toplumunu ise bir yılana benzetir ve bir yılanın kıvrımlarının, bir köstebeğin açtığı delikten daha karmaşık olduğunu söyler.

Disiplin Toplumlarının İki Kutbu

Deleuze, disiplin toplumlarının iki kutbu olduğunu belirterek karmaşıklığını açıklamaya çalışmıştır. “Bireye işaret eden “imza” ve bireyin bir “kitle” içindeki konumunu işaretleyen sayı ya da idari rakam”. Bu ayrımın nedeninin bu disiplinlere göre uyumlu olduğunu Deleuze şu şekilde açıklar; iktidara göre bireyselleştirme ve bir araya massedilme aynı anda gerçekleşmektedir. Denetim toplumlarında ise bu ayrım artık bir imza ya da sayıya dayanmamaktadır, artık bir kod dayanmaktadır. Kod ise bir “şifredir”; bu türden disiplin toplumları bir “parola” tarafından düzenlenirler. Böylece toplumlar hem uyum sağlama hem de direniş açısından düzenlenmiş olacaklardır. Artık kitle ve birey arasında bir ayrım geçerli değildir. Bu türden toplumlarda artık kitleler, veriler, piyasalar ve bankalar gibi yeni şeyler söz konusudur. Kontrol artık sürekli hale gelmiş ve sınırsızdır. 

“İki toplum arasındaki farkı en iyi ifade eden şey belki de paradır, çünkü disiplin hep altını sayısal standart olarak kilitleyen yığılmış paraya başvurur geriye dönüp; oysa denetim bir standart kurlar toplamınca kurulan bir orana bağlı olarak değişip duran yüzergezer mübadele oranlarına bağlanmaktadır.”

Disiplin insanı, sürekli olmayan bir enerji üretmekteydi, denetim insanı ise bu enerjiye sahip değildir ve enerjisi dalgalı hale gelmiştir. Bu yüzden “sörf”, bilindik geleneksel sporların yerini almıştır bile.

Teknolojik Değişimler ve Denetim Toplumları

Deleuze’e göre disiplin toplumlarından, kontrol toplumlarına geçişin önünü açan en büyük gelişme teknolojik değişimlerdir. Her toplum tipini bir makine tipiyle eşleştirmek oldukça kolaydır der Deleuze. Eski hükümranlık bir basit makine kullanımı ile tanımlanırken, yeni disiplin toplumları ise daha karmaşık ve daha yüksek enerjiyle çalışan makineler ile tanımlanmışlardır. Deleuze bu durumu: “Böyle bir teknolojik evrim, daha da derin bir açıdan, kapitalizmin bir mutasyonu olmalı.” Şeklindeki ifadesiyle açıklamıştır.

Geçmiş topluluklar, yani eski egemenlik toplumlarının eşleştiği makine tipini makara ve saat gibi mekanik bir düzene sahip, basit makinelerle eşleştirmektedir. Disiplin toplumları ise, enerjiyi de kullanan karmaşık makinelerdir. Bu toplumlardaki pasif tehlikenin, entropi olduğunu belirtirken aktif tehlikenin de sabotaj olduğunu söyler. Çünkü bu tür sistemlerde işçiler, sisteme müdahaleler gerçekleştirebilmektedir ve işçiler direkt olarak bu sistemin işlemesinde yer alan başat aktörlerden birisidir. Entropi, sistem içinde yer alan düzensizliği ifade eden bir termodinamik yasasıdır. Bu yasa termodinamiğin iki numaralı yasası olarak da bilinmektedir.

Denetim toplumları ise bu toplumların pasif tehlikesi artık jammingdir. Jamming, Türkçe’ye sinyal boğma, frekans bozma şeklinde tercüme edilmiştir. Bu toplumun aktif tehlikesi ise korsanlık ve virüs tehlikesidir. Elbette Deleuze burada virüs tanımını, dijital dünyadaki saldırılarda kullanılan virüsle eşleştirmiştir. Deleuze bu analizinde de doğru tespitler yapmıştır, analizden kısa bir süre sonra dijital dünyada siber saldırılar, şirketler ve devletler için önemli birer tehdit haline gelmişlerdir.

Sosyal Bilimler alanında yazdığım diğer deneme ve makaleler için sitedeki ilgili kategoriyi ziyaret edebilirsiniz.

KAYNAKÇA

Metin içerisinde yer alan atıfların tamamı Birikim Dergisi’nin 142. Ve 143. Sayılarına yapılmıştır. Mart 2001 tarihinde yayımlanan yazıya Birikim Dergisi sayfası üzerinden erişin sağlanmıştır.

Photo by Scott Webb on Unsplash

Hasan Hüseyin Lif

Hayatta birtakım amaçları, inançları olan ve hayatı sade yaşamaya çalışan "meraklı" bir insanım. Sosyoloji tezli yüksek lisansına devam ediyorum. Uzun yıllardır blog yazmanın yanı sıra 5 yılı aşkın süredir e-spor ve haber sektöründe aktif olarak yazarlık yapıyorum. Daha önce Jr. SEO Uzmanı ve Jr. Sosyal Medya Uzmanı gibi görevlerde de yer aldım. Geçmişte birçok web sitesi projesinde yer aldım. Şu an bionluk.com üzerinden ve farklı forumlar üzerinden freelancer olarak içerik üreticiliği yapıyorum.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Sokrates demokratik değerler eğitimi

Sokrates’in Demokratik Değerler Eğitimi

Politik Aktivizm ve Politik Propagandanın Yeni Alanı: İnternet ve Sosyal Medya

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir