“Belki Alman Vatandaşı Oluruz.”

Twitter’da gezinirken 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı sebebiyle NTV’nin yapmış olduğu bir röportaja denk geldim. Röportajı izlemek için burayatıklayabilirsiniz. Parlak bir genç arkadaşımız mutlu bir şekilde gelecekteki kariyer hedeflerinden bahsediyor. İyi bir eğitime sahip olduğu için gelecekte okumak istediği üniversiteyi ve bölümünü dahi seçmiş ama… Bundan sonra hepimizin her geçen gün ağırlığını daha da hissettiğimiz bir gerçeklik yüzümüze bir kez daha çarpıyor.

Genç arkadaşımız akademik kariyer hedeflerinden bahsettikten sonra “belki Alman vatandaşı oluruz” cümlesini kuruyor. Bu sözleri duyduktan sonra birkaç saniye durakladım ve kendi kariyer hedeflerimi düşündüm. Evet, benim de imkanım olursa en iyi eğitimi almak için gerekirse yurtdışına gideceğim. Belki de ondan sonra bana tanınacak şartlar ve imkanlar doğrultusunda orada da bir kariyer planlaması yapacağım diye bir düşünce vardı. Ama bu röportajı görmeden yalnızca beş dakika önce yine aklıma aynı düşünce gelmişti. Ben gerçekten yurtdışında yaşamak mı istiyorum? Beni bu düşünceye iten sebep ne?

Evet yurtdışında eğitim görme hayalim ve hedefim çok küçük yaşlardan beri var. Hatta şu an Erasmus değişim programı aracılığıyla Polonya’da öğrenim görmekteyim. Hayatta plan yapmayı ve hedefler koymayı seven birisiyim, buraya gelmeden önce nelerle karşılacağımı ise hiç bilmiyordum ve herhangi bir planım da yoktu. Eylül ayının sonundan beri burada bulunuyorum ve kendimi keşfetmeme yardımcı olan birçok olay yaşadım. Tabi bunların hepsini burada anlatamayacağım, özet şeklinde birkaç problemden bahsetmek istiyorum.

Problemin temeli çözülmeden yapılacak olan her şeyin anlamsız olduğunu düşünenlerdenim. Videodaki genç arkadaşımız gibi ben de çok küçük yaştan beri kendime birtakım hedefler koydum ve bu hedeflerimden birisi de ilerleyen yaşlarıma doğru “akademisyenlik” hedefiydi. Üniversite eğitimimi almak istediğim yerlerin herhangi birinde alamadım. Bu durumu yine de lehime kullanmayı başarabildim. Okulun sunduğu Erasmus olanağını da denedim ve başardım. Peki ya gelecekte neler olacak?

Açık konuşmam gerekirse akademisyenlik hedefimi gerçekleştirmek için artık çok daha somut adımlar atmaya başladım ama hala endişe ettiğim şeyler var. Bunlardan birisi de “adam kayırmacılık”. Evet bu problemin önümdeki en büyük engellerden birisi olduğunu düşünüyorum. Maalesef bu durum son yıllarda ülkemizde liyakatın önüne geçmiş durumda. Bu nedenle eğitimin kalitesi de gün geçtikte çok daha kötü bir hal almış durumda. Bu nedenle vermiş olduğum ve vereceğim tüm emeklerin birkaç niteliksiz insan yüzünden çöp olmasını istemiyorum. Eminim benim gibi düşünen kitlenin de varlığı az değildir!

Kendimi geliştirmek için ilgimi çeken her alanda somut adımlar attım. Bilgi ve deneyim elde ettim veya etmeye çalıştım. Çok sevdiğim bir alan olan “sosyoloji” alanında yeni çalışmaları yakından takip etmeye çalıştım ve ben de yapabileceğim çalışmalar üzerinde yoğunlaşmaya başladım. Daha iyi eğitim almak için, kendimi geliştirmek için, deneyim kazanmak için yurtdışında eğitim görmeyi dahi denedim. Peki ya tüm bunlar nereye varacak? Ya istediğim hedefe ulaşamazsam? Bu ve benzeri düşünceler bile sık sık beni karamsarlığa sürüklüyor. Ülkemi seviyorum ama mevcut şartlarda da yaşamak istemiyorum.

Eğer ileride güçlü bir Türkiye istiyorsak, güçlü bir gelecek nesil istiyorsak öncelikle genç insanların hayallerinin önüne barikat olacak şeylerden kurtulmamız gerekiyor. Genç bir insanın hayallerini gerçekleştiremeyecek düşüncesine sahip olması ve bu nedenle yalnızca “maddiyat” odaklı düşünüp aslında hiç istemediği bir alanda kendine gelecek inşa etmeye çalışması yalnızca bireyleri stres ve mutsuzluğa sürükler. Mutsuzluğa sürüklenen bireylerin yaşadığı toplum da aynı mutsuzlulukla kendini devam ettirir. Mutsuz ve stresli bir topluluk ise üretemez, gelişemez ve büyüyemez!

Hasan Hüseyin Lif

Hayatta birtakım amaçları, inançları olan ve hayatı sade yaşamaya çalışan "meraklı" bir insanım. Sosyoloji tezli yüksek lisansına devam ediyorum. Uzun yıllardır blog yazmanın yanı sıra 5 yılı aşkın süredir e-spor ve haber sektöründe aktif olarak yazarlık yapıyorum. Daha önce Jr. SEO Uzmanı ve Jr. Sosyal Medya Uzmanı gibi görevlerde de yer aldım. Geçmişte birçok web sitesi projesinde yer aldım. Şu an bionluk.com üzerinden ve farklı forumlar üzerinden freelancer olarak içerik üreticiliği yapıyorum.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

2020’ye Veda Ederken, 2020’ye Damgasını Vuran Fotoğraflar!

Yiğit, Muhtaç Olmuş “Kuru Soğana!”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir