uber ile taksi savaşı

Uber ile Taksi Savaşı, Olayın Farklı Boyutları

Son günlerde “Uber ile Taksi Savaşı” meselesini sık duymaya başladık. Son günlerde taksiciler araçlarının üzeribe Uber karşıtı sözler yazarak protestolar yaparken şimdi de bir eylem hazırlığı içerisindeler. Olayların güncel merkezi İstanbul olmasına karşın bu tür eylemleri daha önce Paris ve Brezilya gibi ülkelerde de gerçekleşti. Hatta o eylemlerin sınırları eylemin ötesine giderek şiddet içeren olaylara döndü.

Bu tür durumlar aslında sadece “taksiciler” için geçerli değil, gelişen dünya şartlarında varolan iş alanları yenilikçi anlayışla yeniden yorumlanarak insanlara sunuluyor. Doğal olarak bu tür geçiş süreçlerinde eski tarzda hizmet verenler yeniliği doğal karşılamayarak son çırpınışlarını gerçekleştiriyor. Bu olayların benzerini daha önce “Sanayi Devrimi” yıllarının başlangıcında da yaşanmıştı. Bir grup insan makinelere sabotaj düzenlemişti fakat değişen bir şey olmadı ve yenilik gerçekleşti. Bu tür yenilikleri 21. yüzyılda dahi görmemiz gayet doğal sonuçta yenilik yapılması gereken çok şey var, tabi bu yenilik anlayışı “kapitalist” sisteme göre yorumlandığını unutmayalım.

Paris'te Uber Eylemleri
Paris’te Uber Eylemleri

Taksiciler Cephesinden Uber

Olayı taksicilerin cephesinden incelemeye başlayalım. Taksicilerin söylemleri artık sınırları aşmış durumda. Uber’e karşı aranan hukuki yollar, Uber araçlarının polise şikayet edilerek hizmeti sabotaj edenler, Uber sürücülerini tehdit etme hatta onlara şiddet uygulayan halk kesimi dahi var (bir Uber sürücüsü yolcusunu sigara içmemesi konusunda uyarıda bulunmuştu bunun üzerine müşterisi tarafından darp edilmişti).

Gelelim taksicilerin söylemlerine. İlk ve en önemli söylem “yerli ve milli taksi” söylemi hatta buna bağlı olarak Amerikan merkezli firmayı “FETÖ“nün bir oyunu olduğu söylemleri yayıldı. Bu söylemlere ek olarak İstanbul Taksiciler Esnaf Odası Başkanı Yahya Uğur, BTK, belediyeler ve Ulaştırma Bakanlığı’na çeşitli başvurularak yaparak, Uber kullanımının yasaklanmasını istedi.

Hatta buna ek olarak taksiciler kendi içinde bir yenilik göstererek İstanbul’a 200 adet Tesla Model S araç temin etti. O zaman gelelim yerli ve milli meselesine.

Evet Uber, Amerikan menşeili bir firma. Bu durumu fırsat bilen taksiciler bu açıdan olaya yaklaşarak Uber’in yabancı olduğunun ve paranın onlara aktarılması yerine kendilerinin kazanmasının daha doğru olduğunu söyledi. Ancak unuttukları bir şey vardı pekala Uber yabancı bir firma peki ya kendilerinin bireysel olarak Türk olması dışında kullandıkları araçlar ya da tükettikleri hazır gıdalardan kaç tanesi “yerli ve milli” bir ürün konumunda? Bu mantıkla ilerleyecek olursak ülkemizdeki tüm yabancı ürünleri kapı dışarı itmemiz gerekiyor. Eğer Uber vergilerini düzenli olarak ödüyorsa sanıyorum yasal olarak herhangi bir hırsızlık da yapmıyorlar. Aynı zamanda Uber’in de çalışanları tamamen ülkemizin insanları yani sürücüler yabancı falan değil.

Unutmadan Almanya’da Edeka Market son günlerde yayılan ırkçı nefret söylemlerine karşı kendi çapında muhteşem bir eyleme imza atmış. Yaptıkları eylemde markette yer alan tüm yabancı ürünleri çıkarmışlar ve sonuç.

edeka market ırkçılık karşıtı uygulaması 2 almanya market ırkçılık karşıtı uygulaması

Sanırım durumun ne kadar önemli olduğunu bir kere daha anladık.

Uber’in Emek Hırsızı Olduğu İddiaları

Gelelim bir diğer söyleme. Uber’in emek hırsızı olduğu iddiaları yine taksici cephesinden çok sık kullanılmakta. Onlara göre Uber’in sistemi tamamen emek hırsızı olduğu yönünde. Bunu demelerinin en büyük nedeni taksi plakası ve hattı sahibi vb. kişilerin mağdur olacağı. Zaten o tür bir şeye sahip olmanın bedelinin ne denli yüksek olduğunu herkes biliyor, plaka alırken bölgedeki hattı kontrol ederken vs. çıkan olayların boyutlarını da yıllar içerisinde gördük.

Uber cephesinde ise böyle bir zorunluluk yok. Herhangi özel bir araç plakası veya taksi durağı kiralamak vs. gerekmiyor. Ama bu yüzden de emek hırsızı olmuyorlar aksine normal bir taksi işletmesine göre kat be kat emek harcanan bir uygulama. Aracı temin eden kazanıyor, sürücü kazanıyor, araca binen müşteri daha uygun fiyata daha iyi muamele görüyor onlar kazanıyor, diğer taksilerle bir yarış oluşmadığı için trafik kurallarına uyuluyor; trafik kazanıyor, uygulamanın arkaplanında yer alan geliştiriciler, tasarımcılar, yöneticiler ve diğerleri kazanıyor. Uber gerçekten emek hırsızı mı?

Yeniliklere Hazır Olmak Zorundayız

Bu yazıda kapitalizmin yenilik anlayışı gibi konulardan bahsetmeyeceğim. Bu yazıda odak noktamız gayet açık, 21. yüzyıldaki gelişmelere hazır olmak zorundayız. Dünya artık farklı bir boyutta gelişim gösteriyor eskisi gibi sınırlar arası katı kurallar yok. Eskisi gibi dünyanın öbür ucundaki bir insanla iletişime geçmek yüksek maaliyetli hatta zaman zaman imkansız bile değil. Dünyanın herhangi bir köşesindeki insanı işyerinizin bir çalışanı dahi yapabilirsiniz.

Eğer gerçekten milli duygularımız ile hareket edeceksek ve bu yeni dünyada söz sahibi olacaksak yapmamız gerekenler bambaşka. Gelen yeniliklere karşı söylemler üretmek yerine bu yeniliklere rakip olacak çözümler üretmeliyiz. Henüz bu yolun başındayız ama görünen o ki yarışa başlamadan rakiplerimize boyun eğmişiz. Bu gelişmelere karşı büyük gruplar kurun, siyasi güçleri yanınıza katın hatta bunları yasaklayın. Gelişmeleri durduramazsınız. Bu tür engellemeler ve karşı çıkmalar ile yarışta mesafeyi kapatamayız aksine kendimizin önüne set çekerek yarıştaki farkın açılmasına izin veririz ve eninde sonunda fark kapatılamayacak seviyeye gelir.

Yayınlayan

Hasan Huseyin Lif

Hayata farklı açılardan yaklaşan Sosyoloji öğrencisi. Minimalizm, Ekonomi, Politika gibi konular başta olmak üzere hayatın her yönünü ele alan bir yazar.

Bir Cevap Yazın